Temmuz ayının 3. haftası cuma günü
açılışAğustos ayını
takiben devam eder.
Kazıkbeli Yayla Şenlikleri
Kürtün
Haziran, Temmuz, Ağustos aylarının
Çarşamba günleri
Güvendi Yayla Şenlikleri
Kürtün
Haziran, Temmuz, Ağustos
aylarının Cuma günleri
Alacapazar Şenlikleri
Kürtün
Haziran, Temmuz, Ağustos
aylarının Pazar günleri
Zigana Yayla Şenlikleri
Torul
Ağustos ayının 3.
haftasının Pazar günü
Kuşburnu Şenlikleri
Gümüşhane
22 - 23 Ağustos
Ayazma Şenlikleri
Torul
20 Mayıs (1 gün)
Dörtkonak Yayla Şenlikleri
Merkez
Temmuz aynın 2. haftası 1
gün
Çamlıköy Yayla Şenlikleri
Merkez
Ağustos ayının 1. haftası
1 gün
Köse Yayla Şenlikleri
Köse
Temmuz ayının 3. haftası 1
gün
Yeşilbük Yayla Şenlikleri
Yeşilbük
Ağustos ayının 1. haftası
1 gün
Kabaköy Yayla Şenlikleri
Merkez
Temmuz ayının 2. haftası
Unutulan
geleneklerimizden biri de yayla
göçleridir. Kültürümüzde köklü bir
yere sahip olan yayla göçleri artık
çok az yaşanır oldu.Geçmişte kulak,
yaylak, mezra, oba diye adlandırılan
yöre isimleri de unutuldu. İlimiz
genelinde pek çok köyümüz yazın
yaylaya, kışın köye dönerlerdi. Bunun
için yayla kelimesinin türkülerimizde,
destanlarımızda büyük yeri vardır.
Mayıs-Haziran aylarında köylü
toplanarak yaylaya göç gününü
kararlaştırır, bir hafta öncesinden
göç hazırlıklarına başlanırdı. Göç
gününün akşamında lüzumlu olacak kap
kacak hazırlanır, denkler tutulur,
sabahın erken saatlerinde köyde
heyecanlı bir hareketlilik başlardı.
Atini, katırını yükleyen, hayvanlarını
önüne katan tutardı yaylanın yolunu.
Yaşlısından çocuğuna varana kadar
herkes bu günü büyük bir heyecanla
beklerdi. 3-5 km'lik yayla
yolculuğunda bayramlık elbiselerini
giymiş, allı pullu genç kızların hep
bir ağızdan söyledikleri türkülere,
özene bezene süslenmiş ineklerin,
koyunların, kuzuların zil sesleri
eşlik ederdi. Bu, kışın sıkıcı
günlerinden, kurtulan insanımızın doğa
ile, sevgilisi ile kucaklaşması idi.
Yani özleme yolculuktu. Şimdilerde
göçlerin şekli de amacı da, yönü de
değişiverdi. Artık umuda göçler
başladı. Sonunda ayrılık var, hüzün
var, gariplik var.
Yaylaya varıldı mı
hayvanların selameti, tatsız olayların
olmaması, insanların neşe ve mutluluk
içinde olması, kısaca yaylanın
bereketli olması için uğur getireceği
inancı ile "Yayla anası" tarafından
"Yayla bozulur", şenlikler başlardı.
Bir yandan kuzusunu arayan koyunların
melemeleri, sevinçten böğüren boğalar,
at kişnemeleri; bir de buna çobanın
yanık kaval sesi karıştı mı insan
kendini başka bir alemde zannederdi.
Sonbahar
aylarında soğukların bastırmasıyla
birlikte köylere dönüş için
hazırlıklar başlar, bu defa bereket
dolu yükler hazırlanırdı. Artık ne
koyun, ne kuzu sesi kalırdı. O berrak
yıldızlı gecede yayla sessizliğe
bürünürdü. Yapılan yağlar, lorlar,
peynirler yüklenir atlara, katırlara,
köyün tozlu yollarında uzun bir konvoy
oluştururdu. Böylece bir yayla mevsimi
daha geçer, köye dönülürdü.İlki 1993
yılında düzenlenen ve her yıl Ağustos
ayında tekrarlanan festivalde
Gümüşhane'nin kendine özgü kuşburnu ve
pestil ürünlerinin tanıtılması ve ilin
ekonomisine canlılık kazandırılması
yanında ilin kültürel ve turizm
değerlerinin tanıtımı amaç
edinilmiştir. Festival süresince
halkın eğlenmesine ve dinlenmesine
katkı sağlamak amacıyla yerel
imkanlarla profesyonel sanatçılar
getirtilerek şehir stadyumunda halka
ücretsiz konser verilmekte, şehrin
çeşitli yerlerinde folklor gösterileri
sunulmaktadır. Bütün bunların yanında
program süresince festivale iştirak
edenlere yine ücretsiz olarak tarihi
ve turistik değerlerimiz
gezdirilmektedir.