Gümüşhane
ilimiz pek çok şair ve yazar yetiştirmiştir. Bu
şair ve yazarlarımızdan bazıları...
Hüseyin Nihal ATSIZ
:Gümüşhane Torul ilçesinde doğan Türk yazar ve
tarihçisi.
Dilaver CEBECİ :Kelkitlidir.Türk
Şair , Mizah veHikayecisidir. Mustafa DEMİRCİ
,Mehmet
Ali ÇUBUKÇU,Nurettin
ÖZDEMİR
de şair ve yazarlarımızdan birkaçıdır.
Ahmet Ziyauddin
Gümüşhanevi
Asıl adı Ahmed B.Mustafa B.Abdurrahman El
Gümüşhanevi. Gümüşhane'nin Emirler mahallesinde
doğmuştur.Ziyaüddin mahlası ve Gümüşhanevi adı ile
şöhret bulmuştur. Doğum tarihi 1228/1318 dir.
Künyesinde babasının Mustafa, dedesinin
Abdurrahman adında bir zat olduğu anlaşılan
Gümüşhanevinin ailesi hakkında geniş bilgiye
rastlanılmamaktadır.
Gümüşhanevinin Şeyhül-Haremi Nebevi Mehmet Emin
Paşa'nın kızı Havva Seher hanımla evlendiği
müşahade edilmektedir. Asil ve zengin bir aileye
mensup olduğu söylenen Havva Seher hanımın İbnü'l
Emin Mahmud Kemal İnal Bey'in büyük annesi olduğu,
kendisinin Sefinet'ül-Evliya'ya bizzat yazdığı hal
tercümesindeki bilgilerden anlaşılmaktadır.
Halk arasında 93 Harbi diye bilinen ve Türk
Tarihinin en felaketli anlarından birini teşkil
eden Gümüşhanevi'nin bu savaş ta müridleriyle
birlikte cephede fiilen savaşa katıldığı ve askere
manen moral desteğinde bulunduğu söylenmektedir.
Batum cephesinde bizzat silahı ile savaşa girip
düşmana kurşun sıkmıştır.
Gümüşhanevi, vasiyetleri gereği,II.Abdulhamit
Han'ın yakın alaka ve musaadeleri ile Süleymaniye
Camii Şerifi avlusunda, Kanuni Sultan Süleyman
Türbesi yanına defnedilmiştir. (13 Mayıs 1893
Pazar saat:10.00)
" Avarız Sandıkları " na benzer, Dergah içi bir
yardımlaşma müessesini kurmuş bulunmasından,
İktisadi ve İctimai hayata istikamet verici bir
İrşad siyasetini benimsediğini söyleyebiliriz.Gümüşhanevi
talebelerine ev ve işyerlerinde atıl ve beklemekte
olan menkul servetlerini, dergah da toplamalarını
emretmiş, muhtaç talebelerin burada biriken
paradan ihtiyaçları nispetinde ve mali güçlerine
göre bilahere ödemeleri şartı ile " Karz-ı Hasen "
usulü üzere borç almalarını temin etmiştir.Büyükçe
bir matbaa tesis edilerek aynı sermayeden her
birine tahsis edilen 500'er altınlık vakıflarla
İstanbul, Rize Bayburt ve Of da 18 bin ciltlik 4
ayrı kütüphane tesis edilmiş, böylece Anadoluda da
Kültür merkezlerinin kurulmasına çalışılmıştır.
HAYATINDAN ÖRNEK MESAJLAR
Az yemek, az uyumak ve az konuşmak prensiplerine sımsıkı bağlı bir ömür
sürdüğü anlatılmaktadır.
Bir öğünde iki çeşit yemek yemeyi, yemekten evvel
ve sonra tuza banmayı adet edinmiştir.
Recep,Şaban aylarını, Şevvalin ilk altı ve
Muharrem ayının ilk on gününü, haftanın pazartesi,
perşembe günleri ile, Arabi ayların 13,14 ve 15.
günlerini oruçlu geçirmiştir.
Yatağa gireceği zaman, mutlaka Yasin suresini
okumayı adet edinmiştir.
Onun yatarken ayak uzatarak uyumayı "Cenab-ı
Hakkın huzurunda bulunma ve
Hz.Peygamber'in ifade ettiği ihsan duygusu
içerisinde hareket etme" edebine aykırı telakki
ettiği için hiçbir zaman ayak uzatarak uyumadığı
belirtilmektedir.
Lüzumsuz sözlerden hiç hoşlanmadığı, boş
vakitlerini ve çoğu gecelerini ilim ile iştigal
ederek geçirdiği rivayet edilen Gümüşhanevi'nin
sabah namazından sonra işrak vaktine kadar ve
yatsı namazından sonra, mecbur kalmadıkça dünya
kelamı konuşmamaya bilhassa itina gösterdiği
anlaşılmaktadır.
Salı geceleri, zikri müteakip yetmişbin kelime-i
tevhid zikri yaptırmayı da adet haline
getirmiştir.
Hasta yatağında baygın şekilde dört büklüm
yatarken Gümüşhanevi'nin tedavisi için gelen hekim
tarafından ayakları uzatıldığında kulaklarının
ucuna kadar utancından kıpkırmızı kesildiği ve
gözlerini hafifçe açarak: "Bir de beni Rabbimizin
huzurunda ayak uzatma suçu ile başbaşa bırakmayın"
dediği ve ayaklarının toplanmasını istediği
söylenmektedir.
Ömrünün son onsekiz yılını bayram günleri hariç,
aralıksız oruç ile geçirmiştir.
Bu
Bilgiler
www.gumushane.gov.tr
Gümüşhane Valiliği Resmi Web Sitesinden
Alınmıştır...